CybernicX Zirvesi’nde Duyurulmuştu: Parkinson Tedavisinde Hücresel Dönem Başlıyor

Geçtiğimiz Ocak ayında İstanbul’da düzenlenen ve Japonya, İtalya ile Türkiye’den bilim insanlarını bir araya getiren CybernicX Future 2026 Zirvesi’nde, Japon araştırmacı Tetsuhiro Kikuchi tarafından Türkiye’de ilk kez açıklanan hücresel tedavi yaklaşımı, parkinsonda yeni bir çağın kapısını aralıyor.

Uluslararası bilim dünyasında son günlerde öne çıkan gelişmeler, parkinson hastalığında hücresel tedavi yaklaşımlarının klinik gerçekliğe her zamankinden daha fazla yaklaştığını gösteriyor. Kyoto University bünyesinde faaliyet gösteren ve iPS hücre teknolojisinin öncü merkezlerinden biri olan Center for iPS Cell Research and Application (CiRA) araştırmacılarından Jun Takahashi ve Tetsuhiro Kikuchi liderliğinde yürütülen çalışmalar, parkinson hastalığında nöronal kaybın hücresel düzeyde yeniden yapılandırılabileceğine dair güçlü bilimsel kanıtlar sunmaktadır.

Çalışmalar klinik aşamaya ulaştı

Söz konusu yaklaşım, hastadan elde edilen hücrelerin yeniden programlanarak indüklenmiş pluripotent kök hücrelere (iPS) dönüştürülmesi ve bu hücrelerin dopaminerjik nöronlara farklılaştırılarak hasarlı beyin bölgelerine kazandırılması esasına dayanmaktadır. Klinik aşamaya ulaşmış bu çalışmalar, nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır.

“Uzun süredir aynı bilimsel eksende ilerliyoruz”

Konu ile ilgili açıklama yapan CybernicX, Cyberdyne Türkiye ve Cyber Robotic Center Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Akdemir, “CybernicX, Cyberdyne Türkiye ve Cyber Robotic Center olarak, uzun süredir aynı bilimsel eksende ilerlediğimiz bu araştırma yaklaşımını yalnızca takip etmiyor; aynı zamanda kendi sistematik vizyonumuz içerisinde konumlandırıyoruz. Nitekim yaklaşık bir ay önce gerçekleştirilen CybernicX Future platformunda bu paradigma değişimi, çok katmanlı tıp yaklaşımı çerçevesinde ele alınmış ve kamuoyuyla paylaşılmıştır.” dedi.

Üç katmanlı tıp yaklaşımı

Bu gelişmenin, CybernicX yaklaşımının temelini oluşturan üç ana tıbbi katmanın somut bir yansıması olduğunu ifade eden Akdemir, “Hücresel ve atomik düzey (rejeneratif ve biyomoleküler tıp), kognitif ve bilişsel düzey (nörolojik ağlar ve öğrenme sistemleri) ile mekanik ve hareket sistemi (robotik destekli rehabilitasyon ve biyomekanik entegrasyon) bu yaklaşımın temelini oluşturmaktadır.” şeklinde konuştu.

“Hücresel ve atomik düzeyde yürütülen çalışmaların geldiği noktayı göstermesi açısından son derece kıymetli”

Dr. Akdemir, “Bugün kamuoyuna yansıyan bu haber, özellikle hücresel ve atomik düzeyde yürütülen çalışmaların geldiği noktayı göstermesi açısından son derece kıymetlidir. CybernicX ekosistemi içerisinde bu alan; iPS hücre teknolojileri, DNA temelli yaklaşımlar, onkolojik aşı çalışmaları ve hücresel rejenerasyon platformları ile geliştirilmektedir.” ifadelerini kullandı.

Robotik rehabilitasyondan bütüncül sağlık modeline

Bu doğrultuda, bilimsel bilgi paylaşımı, klinik uygulama süreçleri ve teknoloji transferi alanlarında uluslararası çapta yeni adımlar planladıklarını ifade eden Akdemir, “Türkiye’de somut olarak faaliyet gösteren Cyber Robotic Center, mekanik ve hareket sistemi alanında ileri robotik rehabilitasyon çözümleri sunmakta olup, bu yapı CybernicX vizyonunun yalnızca görünen kısmını temsil etmektedir. Esas hedef, bu mekanik sistemleri hücresel ve bilişsel düzeydeki tedavi yaklaşımları ile entegre ederek bütüncül bir sağlık modeli oluşturmaktır. Önümüzdeki dönemde, başta Kyoto University ve Center for iPS Cell Research and Application (CiRA) olmak üzere uluslararası araştırma merkezleri ile iş birliklerimizin daha da derinleşmesi hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, bilimsel bilgi paylaşımı, klinik uygulama süreçleri ve teknoloji transferi alanlarında yeni adımlar planlanmaktadır. CybernicX,  Cyberdyne Türkiye ve Cyber Robotic Center olarak, yalnızca bugünün tedavilerini uygulayan değil; geleceğin tıbbını çok katmanlı bir sistem olarak inşa eden bir yaklaşımın temsilcisiyiz. Bu gelişmeler, vizyonumuzun teorik bir çerçeve olmadığını; bilimsel gerçeklik içinde karşılık bulduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” dedi.

EN

CybernicX Summit Had Announced It: A Cellular Era Begins in Parkinson’s Treatment

The cellular treatment approach, announced for the first time in Turkey by Japanese researcher Tetsuhiro Kikuchi at the CybernicX Future 2026 Summit held in Istanbul last January, which brought together scientists from Japan, Italy, and Turkey, is opening the door to a new era in Parkinson’s disease.

Recent developments highlighted in the international scientific community indicate that cellular treatment approaches in Parkinson’s disease are closer than ever to becoming a clinical reality. Studies led by Jun Takahashi and Tetsuhiro Kikuchi, researchers at the Center for iPS Cell Research and Application (CiRA) operating under Kyoto University and one of the pioneering centers in iPS cell technology, provide strong scientific evidence that neuronal loss in Parkinson’s disease can be reconstructed at the cellular level.

Studies have reached the clinical stage

This approach is based on reprogramming cells obtained from the patient into induced pluripotent stem cells (iPS) and differentiating these cells into dopaminergic neurons to be introduced into damaged brain regions. Having reached the clinical stage, these studies are opening the door to a new era in the treatment of neurodegenerative diseases.

“We have long been progressing along the same scientific axis”

Dr. Mehmet Akdemir, Founding Board Member of CybernicX, Cyberdyne Turkey, and Cyber Robotic Center, stated: “As CybernicX, Cyberdyne Turkey, and Cyber Robotic Center, we have long been progressing along the same scientific axis as this research approach. We not only follow it but also position it within our own systematic vision. Indeed, about a month ago, this paradigm shift was addressed within the framework of a multi-layered medical approach and shared with the public at the CybernicX Future platform.”

Three-layered medical approach

Expressing that this development is a concrete reflection of the three main medical layers that form the foundation of the CybernicX approach, Akdemir said: “Cellular and atomic level (regenerative and biomolecular medicine), cognitive and neural level (neurological networks and learning systems), and mechanical and movement system (robotic-assisted rehabilitation and biomechanical integration) constitute the basis of this approach.”

“Extremely valuable in showing the current stage of cellular and atomic-level studies”

Dr. Akdemir stated: “This news reflected in the public domain today is extremely valuable in demonstrating the point reached by studies conducted at the cellular and atomic levels. Within the CybernicX ecosystem, this field is being developed through iPS cell technologies, DNA-based approaches, oncological vaccine studies, and cellular regeneration platforms.”

From robotic rehabilitation to a holistic healthcare model

In this direction, Akdemir noted that new international steps are being planned in scientific knowledge sharing, clinical application processes, and technology transfer. He said: “The Cyber Robotic Center, which operates concretely in Turkey, offers advanced robotic rehabilitation solutions in the field of mechanical and movement systems and represents only the visible part of the CybernicX vision. The main goal is to create a holistic healthcare model by integrating these mechanical systems with cellular and cognitive-level treatment approaches. In the upcoming period, it is aimed to further deepen our collaborations with international research centers, primarily Kyoto University and the Center for iPS Cell Research and Application (CiRA). In line with this, new steps are planned in the areas of scientific knowledge sharing, clinical application processes, and technology transfer. As CybernicX, Cyberdyne Turkey, and Cyber Robotic Center, we represent an approach that not only applies today’s treatments but also builds the medicine of the future as a multi-layered system. These developments clearly demonstrate that our vision is not a theoretical framework but finds its counterpart in scientific reality.”