Uzmanı uyardı! Güvenmediğiniz yerden hizmet almayın!

Beşiktaş’ta bir restoranda yemek yedikten sonra gıda zehirlenmesi şüphesiyle Fatih’te konakladıkları otelden hastaneye kaldırılan ailede anne, baba ve iki çocuğun hayatını kaybetmesi, otelde kısa süre önce ilaçlama yapıldığının ortaya çıkmasıyla gözleri otel ve işletme ilaçlamalarına çevirdi.

İnsanların elbette dışarıda yemek yiyeceğini kahve içeceğini bunun toplumsal bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Ancak vatandaşlar mümkün olduğunca güvendikleri, mutfağını görebildikleri, şeffaf işletmeleri tercih etmeli.” dedi.

İlaçlama yaptıracak olan vatandaşların da uzmanların sertifika ve izinlerini mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Yılancıoğlu, “İzinsiz ve sertifikasız hiç kimseden hizmet alınmamalı. Ayrıca ilaçlama yapılacaksa evden bir iki gün uzak kalınması gerektiği unutulmamalı. İşletmeler için de aynı durum geçerli.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Biyogüvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, Fatih’te 4 kişilik ailenin hayatını kaybetmesine neden olan zehirlenme olayını değerlendirdi.

“Bu zehirlenme vakaları bir günlük sorunlar değil.”

Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Almanya’dan Türkiye’ye gelen ailemizin durumu gerçekten çok vahim bir trajedi. Yaşananlar hepimizi derinden üzdü ve öfkelendirdi. Çünkü bu tip olaylar, basit ihmaller ve vurdumduymazlığın sonuçları olarak karşımıza çıkıyor.” dedi.

“Bu zehirlenme vakaları bir günlük sorunlar değil.” diyen Prof. Dr. Yılancıoğlu, farklı gıda zehirlenmesi örneklerinin günlük hayatın içinde sıkça yaşandığını ancak bu tip büyük trajediler yaşanmadan gündeme gelmediğini vurguladı.

“Ciddi bir eğitim eksikliği söz konusu”

Prof. Dr. Yılancıoğlu, gündelik dikkatsizliklerin de zaman zaman ölümcül sonuçlara yol açabildiğini belirterek, “Bir deterjanın içeriği bilinmeyen bir su şişesine doldurulması, tuz ruhu ve çamaşır suyunun karıştırılması gibi örneklerle her gün çok sayıda zehirlenme vakası yaşanıyor. Bu olaylar büyük bir toplumsal sorun. Bunları basit bir ihmal olarak da görmemek gerekiyor. Ciddi bir eğitim eksikliği söz konusu.” diye konuştu.

Hiçbirimizin aklına toksik bir kimyasalla ilaçlama yapılmış olabileceği gelmez!

Gıda zehirlenmesinin aslında bir enfeksiyon olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılancıoğlu, şöyle devam etti:

“Bu enfeksiyon sizi diyareye, yani halk arasındaki adıyla ishale sürükleyebilir; mideniz bulanabilir, halsizlik hissedebilirsiniz. Bazı durumlarda ertesi gün toparlanacak şekilde hafif mide rahatsızlıkları da görülebilir. Sonuç olarak bu tablo bir enfeksiyondur. Ancak ciddi bir durumda nefes darlığı yaşıyorsanız, şiddetli kas krampları ve ağrılar başlıyorsa, yoğun bir uyku hali, mide bulantısı, baş ağrısı, anlam kaymaları veya çift görme gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa elbette acilen hastaneye başvurursunuz. Fakat hiçbirimizin aklına deterjanla hazırlanmış bir kahvenin içilebileceği ya da konakladığınız otelde havalandırma yapılmadan son derece toksik bir kimyasalla ilaçlama yapılmış olabileceği gelmez.”

Gazların çoğu kokusuz ve tatsız…

Yaşanan otel vakasında kimyasal kaynaklı zehirlenme ihtimaline dikkat çeken Prof. Dr. Yılancıoğlu, fumigasyon tipi gazla yapılan ilaçlamalarda ortamın mutlaka birkaç gün kapalı tutulması, ardından uzun süre havalandırılması gerektiğini hatırlattı.

Prof. Dr. Yılancıoğlu, “Bu gazların çoğu kokusuz ve tatsızdır. İnsanlar zehirlendiklerini ancak ciddi semptomlar başladığında anlayabilir. Bu nedenle işletmelerin sorumluluğu çok büyük.” ifadelerini kullandı.

Merdiven altı ürün ve yetkisiz kişilerce ilaçlama yapılmamalı!

İlaçlamanın, yalnızca Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı tarafından sertifikalandırılmış uzman firmalar tarafından yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yılancıoğlu, “İlaçlama kesinlikle merdiven altı ürünlerle ya da yetkisiz kişilerce yapılmamalıdır. Kullanılan kimyasalların sertifikaları kontrol edilmeli, yapılacak işlem komşulara ve yönetime mutlaka bildirilmelidir. Fumigasyon uygulanacaksa yalnızca hedef daire değil, diğer katlar da etkilenebilir. Bu yüzden herkesin bilgilendirilmesi şarttır.” diye konuştu.

İşletmelerin sorumluluklarını görmezden gelme lüksü yok!

Toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yılancıoğlu, denetimlerin caydırıcı biçimde sürmesi gerektiğini ve işletmelerin sorumluluklarını görmezden gelme lüksünün olmadığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Yılancıoğlu, “Buradan özellikle işletmelere seslenmek istiyorum: Sürekli ‘denetim, denetim’ diyoruz ama her bir insanın başına ne bir polis ne de bir zabıta dikilebilir. İstediğiniz kadar denetim yapılsın, kişiler kendi sorumluluklarını bilmediği sürece maalesef zehirlenme vakaları da ölümler de devam eder. Öncelikle bunun anlaşılması gerekiyor. Çünkü bu insanlar toplumun içinden; hepimizin arkadaşı, dostu veya komşusu. Ölenler de öyle, bu ölümlere sebebiyet verenler de öyle. Toplum olarak bu büyük dersle yüzleşmemiz gerekiyor. İkincisi, denetimlerin hiçbir şekilde taviz verilmeden ve caydırıcı biçimde sürdürülmesi şart.” şeklinde konuştu.

“İzinsiz ve sertifikasız hiç kimseden hizmet alınmamalı”

İnsanların elbette dışarıda yemek yiyeceğini kahve içeceğini bunun toplumsal bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Ancak vatandaşlar mümkün olduğunca güvendikleri, mutfağını görebildikleri, şeffaf işletmeleri tercih etmeli. İlaçlama yaptıracak olan vatandaşların da uzmanların sertifika ve izinlerini mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. İzinsiz ve sertifikasız hiç kimseden hizmet alınmamalı. Ayrıca ilaçlama yapılacaksa evden bir iki gün uzak kalınması gerektiği unutulmamalı. İşletmeler için de aynı durum geçerli. Eve döndükten sonra ortam mutlaka 4–5 saat boyunca havalandırılmalı. Ancak bu şekilde güvenli bir ortam sağlanabilir. İlaçlama yapacak olanların durumu komşulardan veya yönetimden gizlememesi de hayati önem taşıyor. İnsanların hayatı böylesine dramatik biçimde son bulmamalı. O ailenin yaşadığı trajedi çok acı. Toplumsal olarak bunu anlamamız ve sorumluluklarımızdan kaçmamamız gerekiyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

EN

Expert Warning: “Never Accept Services from Uncertified Providers! Businesses Cannot Ignore Their Responsibilities!”

The tragic incident in İstanbul—where a family of four died after suffering suspected food poisoning following a meal in Beşiktaş and later being exposed to toxic chemicals at the hotel they were staying in Fatih—has raised serious concerns about hygiene practices and pest-control procedures in restaurants and hotels.

Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, Head of the Department of Biosafety at Üsküdar University Institute of Addiction and Forensic Sciences, issued critical warnings to both citizens and businesses following the incident.

“This is not a simple mistake — it’s a major societal problem”

Commenting on the tragedy, Prof. Dr. Yılancıoğlu said:

“The situation of the family visiting from Germany is an extremely painful tragedy. What happened has deeply saddened—and angered—us all. These incidents are the result of negligence and irresponsible behavior.”

He emphasized that food poisoning cases occur frequently in daily life, yet only extreme cases make headlines:

“These poisoning incidents are not isolated daily problems. There is a serious lack of education and awareness in society.”

“No one expects to encounter toxic chemicals where they eat or sleep”

Explaining that food poisoning is essentially an infection, he noted that symptoms such as diarrhea, nausea, fatigue, or mild gastrointestinal discomfort are common. However, severe symptoms—including shortness of breath, strong muscle cramps, intense fatigue, confusion, or double vision—are red flags that may indicate chemical poisoning.

“None of us would imagine that a coffee could be prepared with a cleaning chemical, or that an unventilated hotel room might be treated with highly toxic fumigation gases.”

“Most toxic gases are odorless and tasteless — poisoning becomes apparent only when symptoms escalate”

Highlighting the possibility of chemical exposure in the hotel case, Prof. Dr. Yılancıoğlu explained that fumigation requires the treated area to remain sealed for days and then ventilated for a long period:

“Most of these gases have no smell or taste. People realize they are poisoned only when severe symptoms begin. This makes the responsibility of businesses extremely high.”

“No pest control should ever be done with uncertified chemicals or unauthorized operators”

Emphasizing that pest control must only be carried out by experts certified by the Ministry of Health or Ministry of Agriculture, he warned:

  • All chemicals must have proper certification
  • Residents, neighbors, and building management must be informed
  • Fumigation affects not just the target unit but neighboring floors
  • Homes and businesses should remain vacant for at least 1–2 days
  • Returning residents must ventilate the space for 4–5 hours

“Services must never be taken from uncertified or unlicensed providers.”

“Businesses cannot afford to ignore their responsibilities”

Prof. Dr. Yılancıoğlu stressed the need for strict inspections and greater societal awareness:

“We keep saying ‘inspection, inspection,’ but no one can assign a police officer to monitor every individual. No matter how many inspections you conduct, if people are not aware of their responsibilities, poisoning cases and deaths will continue.”

“Choose transparent, trustworthy establishments”

Addressing the public directly, he added:

“Of course people will eat outside, drink coffee — this is a social need. But citizens should choose places they trust, where hygiene and transparency are clear and visible.”

He also emphasized:

“Before having pest control done, always check the provider’s certifications and permits. Stay out of the home or business for a couple of days and ventilate the area for several hours afterward. These tragedies should never happen.”