Sağlıklı yaş almanın temelinde beden-zihin dengesi var

Sağlıklı yaşam alanındaki yatırımlarını sürdüren TAB İlaç, yeni nesil vitamin grubu TABVITAMINS’i Esma Sultan Yalısı’nda düzenlediği 15’inci yıl etkinliğinde tanıttı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “Bedenini iyileştir, Ruhunu tazele.” oturumunda konuşan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cihan Aksoy, ruhsal sağlığın bedene etkilerine vurgu yaparak sağlıklı yaş almanın arkasındaki sırlarını anlattı.

Zihnin ve bedenin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Cihan Aksoy, duyguların yalnızca psikolojik değil aynı zamanda biyolojik bir karşılığı olduğuna dikkat çekti. Beyin hücrelerinde bulunan reseptörlerin benzerlerinin bağışıklık hücrelerinde de bulunduğunu belirten Aksoy, “Duygularımız hücresel düzeyde gerçek. Beyin ve bağışıklık sistemi çift yönlü iletişim halindedir. Bu nedenle psikolojik durumumuz doğrudan fiziksel sağlığımızı etkiler” dedi.

Stres vücudu hastalıklara açık hale getiriyor 

Stresin vücut üzerindeki etkilerine de değinen Aksoy, kronik stresin hormonlar üzerinden bağışıklık sistemini baskıladığını ve vücudu hastalıklara açık hale getirdiğini ifade etti. Bununla birlikte yalnızca zihinden bedene değil, bedenden zihne doğru da güçlü bir etkileşim olduğunun altını çizdi. Bağırsak sağlığı, inflamasyon ve toksik yük gibi faktörlerin de ruh halini doğrudan etkileyebildiğini belirten Aksoy, depresyon ve anksiyete gibi durumların biyolojik göstergelerle ilişkili olduğunu söyledi.

Bedende üçlü tango 

Konuşmasında sinir, endokrin ve bağışıklık sistemlerinin birlikte çalıştığı “üçlü dengeye” dikkat çeken Aksoy, bu sistemler arasındaki uyumu üçlü tangoya benzeterek bozulmasının kronik hastalıkların temelini oluşturduğunu ifade etti. Kronik inflamasyonun ise günümüzde birçok hastalığın ortak paydası olduğuna değinen Aksoy, sağlıklı yaş almanın en kritik başlıklarından birinin inflamasyonun kontrol altına alınması olduğunu belirtti.

Kelle paça çorbasıyla kolajen alamazsınız 

Kas-iskelet sağlığı ve özellikle osteoartrit üzerine de değerlendirmelerde bulunan Aksoy, kıkırdak dokunun kendini yenileme kapasitesinin sınırlı olduğunu ancak doğru yaklaşımlarla desteklenebileceğini söyledi. Kolajen, glukozamin ve benzeri takviyelerin yanı sıra egzersiz ve yaşam tarzı değişikliklerinin tedavi sürecinde önemli rol oynadığını ifade eden Aksoy, “Tek bir yöntem yeterli değil. Günümüzde en etkili yaklaşım; doğru egzersiz, doğru beslenme ve uygun desteklerin birlikte kullanıldığı bütüncül bir modeldir” dedi. Halk arasında kelle paça çorbası içmenin kolajen alımını desteklediğine dair bir inanış var diyen Prof. Dr. Aksoy, “Yiyeceklerden alınan kolajen düşük dozlarda fayda sağlamaz, etkili olabilmesi için ise çok fazla tüketim gerekir bu da yüksek kolesterole yol açar. Bu kadar fazla tüketim, hem karaciğeri zorlar hem de bu maddelerin vücuttan idrar yoluyla atılmasını sağlayan böbreklere zarar verebilir” dedi. Gıda takviyeleri ile beden sağlığının desteklenebileceğinin altını çizen Aksoy, egzersizin de osteoartrit üzerindeki etkilerine de değindi. Aksoy, ideal seviyede ve uygun biçimde yapılan fiziksel aktivitenin kıkırdak sağlığını desteklediğini ancak aşırı ve yanlış egzersizin ters etki yaratabileceğini belirtti. Orta düzeyde düzenli hareketin eklem sağlığına katkı sağladığını vurguladı.